Genel Konular
-
Son dönemlerde Anahaber bültenlerini tamamen işgal eden bu savaş meselesi tüm ülkemizide kilitlemiş durumda. Bazı çıkarcı zihniyetler bu olaydan nasıl kar elde ederiz gibi menfaatlar içerisinde olsada genel olarak tüm ülkemiz büyük bir birliktelik ile olan biteni STV karşısında izliyor. Olayı sadece saldırmak ve evlerini yok etmek olarak düşünmemek gerekli olay tamamen düşüncesel bir felsefe savaşı. Saddam’ın devrilmesiyle Irak topraklarında bulunan Kürtlerin bir ülke hayaliyle, Kürdistan rüyasıyla sarhoşken bununda maşasını uzun yıllardır bazı dış güçler tarafından kullanılan insanlar olan PKK lıların desteklerini almasıda ciddi bir boyut aldı. Amerika’nın da işine gelen Irak’ın bölünmesi gibi teoriler Türkiye de yaşayan insanların büyük…
-
Genelde yazılarımı yazarken mum ışıgında veya güzel sessiz bir ortamda yazardım. Bu yazımı kalabalık bir ortamda yazıyorum hemde yanımda sevdigim insan var. Yazımın konusu belli ama ne yazılacagı konusunda henüz bir anafikir oluşturamadım sanırım bir şeylerin güzel gidiyor olması kızacak şeyleri azaltıyor. Kızacak birşeyler olmayınca yazacak kelimelerde azalıyor. Yazacak kelimelerin azalma nedeni belkide halden memnun olmak birşeylerin degişmesini istememek olabilir. PC ‘nin şarjının birazdan bitecek olmasıda benim üzerimde hemen birşeyler yazmam gerektigi hususunda baskı kuruyor.
-
Cem Yılmaz GORA filminden sonra GORA’nın devamı olarak AGOR ‘u çekmiş. Film konu olarak gene bilimkurgu ve birinci filmden bildigim üzere seyir zevki olarak filme gitmeyi düşünen arkadaşlara zevk alma noktasında garanti verebilirim. İlk film de uzaya giden kahramanımız Cem Yılmaz bu kez baba olma heyecanı sırasında bir şekilde geçmişe gidiyor. Hemde baya bir geçmişe yani TaşÂ Devrine. Taş devrine giden cem yılmazın ilk sözü “soru sormayı bırakın benim acil işim var 2008 ‘e gitmem gerekli bana bir 3lü fiş lazım” diyor.Â
-
Platin Metal markasıyla www.platinmetal.com adresinde metal satış ve diğer hizmetleri sunan adresin bilgilerine ulaşabilir ve eğer bir işletme sahibi iseniz en uygun fiyata metal edinebilirsiniz. Platin Metal Türkiye ve Dünya çapınca çeşitli büyük yatırım yapan kuruluşların sık sık ragbet ettikleri sağlam ve güvenilir bir kurumdur. Bu kurumun web tasarım işlerinide biz üstledindik. Daha ciddi işlerde çalışmak için ugraşırken böyle bir metal sanayiye girmek benim için süpriz oldu. Çok ciddi bir çalışma olacak bizim için umarım yakın zamanda Platin Metal markası internet dünyasında hak ettigi yerde kendine yer bulur.
-
Will Smith’in “Ben Robot” filmini hemen hemen hepiniz izlemişsinizdir. O filmdeki esrarengizlik ve film sonunda ki merakla beklenen soru işareti bu filme pek ugramamış. Tamamen taklit film olan “Ben Efsaneyim” filmi beni büyük hayal kırıklıgına ugrattı. Filmi izledigim ve benzettigim filmler; 28 gün sonra, Ölümcül deney ve klasik zombi filmleri. Bu filmlerden özenilerek kurgusu oluşturulan film güzel bir başlangıç ile başlıyor. Ama izlerken off ben buraları biliyordum der gibi devam ediyor. Ben yazarı olsaydım ne yapardım;
-
2 gün önce nette seyir halinde iken birden pc ‘ye virüs girdi ve PC ‘ye restart atmak zorunda kaldım çünkü PC ‘yi tamamen dondurmuştu. Virüs girer girmez tüm çalışan programları etkinsizleştirdi ve ses dahi çıkmıyordu. Format atmalıydım fakat uzun aramalar sonucunda Windows XP CD’sini bulamadım. PC’nin başına oturdum ve virüsü anlamaya çalıştım. Güvenli Kip – AVG Modu – Msdos Kipinde açarak virüsün nerelere yayılmaya calıştıgını anlamaya çalıştım. İlk gördügüm şey virüs’ün PC’im üzerinde bir kullanıcı oluşturup o kullanıcıyı sistem yönetici yapmış oldugunu görmek oldu. İkincisi Window/system32/xpsp.dll şeklinde bir dosya oluşturdugunu gördüm silsem bile bir kaç dakika sonra tekrar geliyordu. Google…
-
Bu yazı serinin üçünçü yazısı konumundadır. İlk iki yazıya şu linklerden ulaşabilirsiniz. Osmanlı Devleti  - Osmanlı Devleti – Yazı 2 Serinin devamı olarak günümüz ve Osmanlı insanı hakkında gene düşüncelerimi sizlerle paylaşacam. Serinin 2. yazısının binlerce insan tarafından okunmuş olması beni çok fazla sevindirdi umarım bu yazıyıda en az 2. yazı kadar insan okur. Aklımda ki konulara girmeden biraz güncel mevzulardan bahsedelim. Ülkemizin kamuoyunu meşkul eden olaylar PKK’nın bitmesi, Ekonomik yatırımlar ve Türban mevzusu. PKK olayını çok fazla konuşmaya gerek yok askerimiz gereken neyse yaptı ve daglarda ki düşmanlarımızı yok etti. Ekonomik mevzular ise devamlı inişli çıkışlı oldugundan dolayı çok…
-
O ıssız adada yaşamayı düşünüp o adayı keşfeden aranızda varsa lütfen bana o adanın adresini versin. Bu zaman benim yaşamam gerektigini düşündügüm zaman degil sanırım dünyaya çok geç gelmişim, düzensiz. Kızacak şey ararken bir anda kendimi gördüm baya bagırıp çağırdım kendime kızma kararı aldım ve buldum ki benden başka her şey normal, her şey yerli yerinde sadece ben, ben yersiz. Cevredeki yaşanılası şeyler yada mecbur yaşanması icap eden şeyler sanırım gereksiz. Hayatta kısaca çok fazla şey önemsiz.
-
Türk asıllı Alman yönetmenimizin filminde Almanlar yine jakim, üstün millet ve prestijli kültür, Türkler ise hakim milletin teriyesine muhtaç, hayatları darmadagınık olmuş zavallılar…Â Filmin ilk başlarında sürekli “sin kaflı” konuşan Tranzonlu bir baba, Maraş’tan gelmiş ve Amanyada or..p.luk eden Yeter, bir üniversitede profosör olmasına ragmen okyanusun ortasındaki minik bir adadaki ot kadar bile deger olmadıgı bezgin suratından ce çökük omuzlarından belli bir ogul, Yeter’in solculugu yetersiz militan kızını becermek isteyen solcu ardaşları vs vs Birinci ve ikinci nesil almancıların evlatlarının bir kısmının ciddi bir dil, din ve kültür sorunu oldugunu biliniyordu ama işin bu kerteye varacagı herhalde kimsenin aklına gelmezdi.
-
Seçimlerden kısa süre sonra yazdıgım bir yazıyı geçenlerde taslakları kontrol ederken buldum. Sizlerle paylaşayım istedim. O dönemlerde Baba filmini sanırım yeni izlemişim ve Baba filmi etkisindeyim hala yazıdan baya belli oluyor. 1 yıl önceki ben için yazının devamını okuyabilirsiniz.
-
Bir süredir bazı sebeplerden ötürü kişisel sitem olan ispanyol.net ‘te yazıları site kullanıcıları ile paylaşamıyordum. Bir şeyler karalama hevesi geldi onda da sitenin kapalı olması hevesimi kırdı bende sevgi forumlarına gelip birşeyler yazayım sonra kişisel siteme aktarırım diye düşündüm. Bu yazıyı yazmaya bir anda karar verdim ve aslında yazıda kullanmak için bir dörtlük düşünmüştüm fakat şu an düşündügüm o dörtlüğün kelimeleri aklıma gelmiyor.
-
Sert kışlar ve kurak yazlarla gecen yılların ardından geçen hafta mehmet 18 yaşını doldurmuş ve 19 yaşına basmıştı. Ailesi evlenmesi gerektigi hususunda mehmet’i uyarıyor ve önerilerde bulunuyordu. Mehmet bulundugu cevreye göre yaşadıgı ortamı sorgulama özelligine sahipti en iyiyi isteyen az ile yetinmeyen yapısı onu ortamında sıyırıyordu. Ailesine evlenmek istedigini ama askerden geldikten sonra olacagını söylüyordu. Ciftcilik onun için basit bir işti düşüncelerininde yorulması gerekliydi ama ilk okuldan sonra 2. bir mektebe göndermedi ailesi. Babası okuyupta ne olacaksın tarlamızda çalışsan daha iyi olur derdi. O zamanlarda Almanya diye bir ülkenin işci aldıgını duydu hemen ailesine koştu ve Almanya’ya gitmek istedigini söyledi.…
-
Çok düşündüm çogu zaman sabah oldu ve asla tam bir sonuc bulamadım. Bazı akşamlar o sorunu düşünürken bazı şeylerin gizemini gözdügümü anladım ama asla asıl sorunu kendimi tatmin edecek bir şekilde çözemedim. Acaba Avrupadaki insanlar, Amerikadaki insanlar bizleri nasıl görüyordu, bizi özellikle Avrupa yıllarca Osmanlı medeniyetinin görkemligini ve ihtişamı ile yaşadı niçin gönül bağı kuramamıştı. Bunların kalplerine gidecek yok neydi acaba…
-
Bir süre önce bir kaç arkadaş arabaya atlayıp karadenize doğru gitme kararı aldık. Arabaya bindik yola koyulduk gidecegimiz yol güzargahını belirlemeye başladık. Ankara’nın çıkışından sonra gidecegimiz yer olan Zonguldak’ın Ereğli ilçesine nasıl gidecegimiz hakkında fikirler yürütmeye başladık. Zonguldak işaretlerini izlersek zonguldak’a gidebilecegimizi söyledik ve zonguldak yoluna dogru koyulduk. Gerede’ye geldigimizde bir petrol ofisine girip Kdz. Ereğli’ye nasıl gidecegimizi sordugumuzda bizi tam zıt yönde 1,5 saat gerideki yoldan dönmemiz gerektigini söyledi. Gittigimiz yol gerisince gitmeye başladık. O sırada bir trafik devriyesi bizi durdurdu. Evrakları incelerken arabanın son muayenesinin olmadıgını söylüyor ve ceza yazacagını söyledi. O sırada tabi akşamı karartmamak için polise…
-
Gecenin karanlıgına sıgınmış yanlızlıgım düşünürken elime dün almış oldugum film gecti. O an başkalarının hayatını yaşamak bana güzel gelebilirdi bende filmi CD-ROOM’a takıp izlemeye koyuldum. Mr. Brooks isimli filmi izlerken kendi hayatımın aslında iyi olabildigini gördüm. Film benim gibi gerilim filminden nefret eden ve izlememek için gayret sarfeden birisi için hayli sinir bozucuydu. Filmi izlerken hiç zevk almadım acıkcası bir çok şeyi tahmin edebildim fakat zevk aldıgım filmler cok kısa sürerken zevk almadıgım bu tarz filmler cok uzun sürüp beni daha fazla etkiledigini anladım. Etkisindeyim ve ben bu etkiyi sevmedim sanırım bir daha bu tarz film izlemeyicem.
-
Hayatları boyunca insanlar istediklerini istemedikleri şeylerin içerisinde yaparlar. Bir öğlen yemegini istemeden gittikleri işin tam ortasında yaparlar. yani – isteyerek yaptıkları şeyler < istemeden yaptıkları şeyler – olarak matematikselleştirebiliriz. Tatile gidenler tatil boyunca istemedikleri şeyler yapmamak ve istedikleri şeyleri yapmak isterler. Bir süre önce dinlenmek ve İnternetten
-
Yaklaşık bir yıldır Filmciye her gittigimden bu yana almaya niyetlenip daha güzel oldugunu düşündügüm filmleri alarak bu geceye kadar almamıştım bu filmi. Filmin adı konun başlıgından da anlaşılabilir ; ”Aşk Gibi Bir Şey” ve son zamanlarda izledigim en güzel aşk filmiydi. Evet aslında son 1 yıl içinde izledigim en güzel aşk filmiydi cümlesini rahatlıkla kullanabilirim. Bu kesin bir sonuc bu yıl aşk adına yapılmış en güzel film. Filmi izlerken tamamen kendimi filme kaptırdım ve ister istemez benim kendi eski dönemlerimde yarım yamalak bıraktıgımı aşk hikayelerini hatırlarttı ve o cız duygusunu yogun şekilde hissettim. Biraz kendime kızdım birazda orada ki asıl…
-
İkinci Başlık : Bence Oda Seni Seviyor. Aslında bu yazacagım yazıya en uygun başlık olarak ”Bence Oda Seni Seviyor” cümlesini düşünmüştüm, fakat izledigim filmin isminin bu olması ve bu başlıgı düşünmeme sebebiyet vermesinden dolayı başlık olarak onu sectim. Filmi genel olarak begendim tavsiye edecegim filmler arasına kesinlikle almam fakat orjinallik bakımından diger filmlere göre baya önde. Bu söyleyecegimi yanlış anlamayın zenci insanlara karşı bir anti patim yok ama böyle sarışın cok güzel bir kızın zenci biriyle evlenmesi veya öpüşmesi bana çok garip geliyor. Kenndimi daha kötü hissetmeme neden oluyor :) Filmin konusu her hangi bir ilişkiyi veya bir insanın hayatını…
-
Uzun süren sinema kariyeri boyunca, Hollywood’un baş aktörlerinden biri olarak görülen Al Pacino, 25 Nisan 1940’ta New York, Doğu Harlem’de dünyaya geldi. Güzel sanatlar Okulu’na giderken 17 yaşında okuldan ayrıldı ve çeşitli işlerde çalışmaya başladı. Bir yandan da oyunculuk dersleri alan Pacino, zaman zaman çıktığı gösterilerde oyunculuğunu geliştirdi. 1966 yılında ” Actors Studio ” da eğitim için hak kazandı. Daha sonra James Earl Jones ile çalıştığı The Place Creep’de rol aldı. 1967-68 tiyatro sezonunda zalim bir sokak serserisini oynadığı ” The Indian Wants the Bronx ” ile Obie Ödülleri En Iyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı.
-
Bilgi – Orjinal Ürün Bayisi Aşagıda ki firma ürünün Türkiye genel sorumlusudur. Orjinal ürünün pazarlama haklarını tamamen ellerinde bulundurup Orjinal olarak satmaktadır. Diğer firmalarda ürünün orjinalini bu bayiden almaktadır.
-
Gecenlerde tatil amacıyla gittigim Kuşadasında Ege bölgesinin Turizmde aldıgı payın yeterli olmadıgını düşündüm. Buraları daha cok tanıtmalıydı cünkü onlarca artısı mevcuttu. Bodrumun pahalı oldugunu duymuştum fakat Kuşadası o kadar uygundu ki her hangi bir aile cok rahat orada tatilini yapabilir. Her birey için özel eglence aktiviteleri bulunmakta. Bu nedenden Bodrum – Kuşadası, Kuşadası Bodrum, Didim, İzmir, Aydın, Meryem Ana, Efes, Selçuk, Çeşme bölgelerini tanıtan bir tatil sitesi var. siteye şuradan girebilirsiniz ; www.tatilde.org
-
Ereğli’nin internet yaşamının sektör kolunda bu zamana kadar gelen eksiklik ereglisektor.com ile kapanmış oldu. Son 1 yıla kadar ülkemizde şirketler İnternet yatırımından cekinirken son 1 yılda büyük bir yatırım başladı. Dünyanın en büyük pazarı olan İnternete hergün yüzlerce şirket adım atıyor, tabi ilk adım atanlar daha çok kar elde etmiş oluyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle ülke üzerinde fiyat farklılıklarıda minumum bir seviyeye inmiş oldu. İnternet üzerinde küçük büyük şirket farklılıklarıda bir bakıma yok olmuş oldu. Kaliteli bir web sitesi olan şirket büyükken, basit ve işlevsel olmayan bir web sitsi olan şirket ise dünya üzerinde küçük bir şirket konumunda kaldı. Bir süre…
-
2113 yılına girerken bilgisayarlarında insanlar gibi projeler üretmesi basit bir hal almıştı. Bilinmeyeni araştırmayı seven insanoglu devamlı olarak gizemli şeyler peşine düşmüş artık gizemler cagına yolculuk zamanı başlamıştı. Hayatın kolaylaşması adına her şey yapılmıştı, yapılmayan bir şey kalmamış düşüncesiyle icatlar dönemide son bulmuştu. İslamiyetin dünya üzerinde her kesimde kabul görmeside teblig gibi kavramlar yerini sevgi, barış, dostluk gibi kardeşlik ortamına bırakmıştı. Dünya tarihinde insanların en yakın oldugu dönem sanırım dünyanın bu son perdesiydi. Savaşa doyan dünya artık kendini tamamen sevginin kollarına baırakmıştı. Açlık, açı, dert, savaş, kavga gibi kavramlar o an için eskimiş birer kelime olarak sadece ansiklobedilerde yer alıyordu.…
-
Çıkarçı zihniyet her yerde muhakka karşınıza cıkmıştır. Başarısız bir iş yeri sahibi büyümek adına çıkar çatışmasına girmişken büyük iş yeri sahibi ise büyüklügünü korumak adına hep çıkar çatışması içerisinde olmuştur. Her yapılan işte çıkarım, karım, yararım nedir gibi düşünceler içerisinde eylemler gercekletiren düşünceler zamanla kırıcı bir serbest piyasa haline dönüşmüştür. Toplumumuz ne yazıkki hep bana zihniyetine bürünmüş ve o zihniyetten dolayıda acımasız bir hal almıştır. Ticaret, siyaset, makam ülkenin her yerinde şiddetli cıkar çatışmaları kendini gösterir olmuş ve o oyunun birer oyuncakları hallerine insanoglu bürünmüş. İslamiyetin ilk yer yüzüne inmesiyle birlikte dünyayı Osmanlının yıkılıncaya kadar yöneten kesim olan Türk ve…
-
Ülkemizin jeopolitik konumu o kadar güzelki her dış güç diş bilercesine gizli emeller ve hedefler içerisinde. Bu jeopolitik konumda bulunan bir ülke ne güçlü olmalı nede çok zayıf olmalıdır diye düşünmekteler. Ülkemizin şuanki konumuna baktıgımızda ise sanırım dış güçlerin istedigi gibiyiz. Evet bu zamana kadar düşünülenden ne fazla nede az olduk ya bundan sonra evet ya bundan sonra ne olacak. Cuval cuval fındık ihrac edip bir kutu cikolotamı alacaz yoksa bizim tarihimiz şanlıdır diyip res cekip dış baglantımızı en azamı indirmeye çalışacaz. Ne yapmalı veya ne yapmalı sorusunun cevabını nasıl yapmalı. Dünyayı etkileyen küçük büyük her olay aslında bir kişi…
-
Aslında eksik kaldı Türkiye’de senarist, yönetmen ve adam akıllı bir prodüksiyon şirketi yok. Yapılan her film insanları sömürme amacıyla yapılıp Türk Filmlerinden ancak insanları sogutmaya yarıyor. Dün pek yapmadıgım birşeyi yapayım dedim giti ”Şaşkın” adında bir Türk filmi aldım. Konusu ilginc ve klasik dışı idi bir sese aşık olan erkek ve onu bulmaya çalışması evet degişik ve orjinal bir konu fakat filmin ilk 20 dakikasını izledikten sonra filmi kapatmayı düşündüm. İnsanlar filmleri aldıklarında aslında cok fazla gülmek istemezler özellikle aşk filmlerinde acık cekmek isterler belki bazen gülebilirler. Fakat ”Şaşkın” filmi senaristlerinin Amerikan filmi takliti espirileri ile degil. İzleyiciler 1. hataya…
-
Sensizlikte sessizligime sıgındıgım o vakit, aşkında aşık olabilecegini düşündüm. Duygusal bir müzik ve erken yani dün yagmış yagmur eşliginde hüzünlü ve gücsüz bir şekilde hissediyorum kendimi. Azap oldu yar gidişimdeki gidişin, bu sevda yok etti sendeki beni, istemezdim bitmesini az olda beklerdim sevmeni ve severken sevilmeyi. Bir kişiden beklenen ve gelmeyen o söz yanında tüm kelimeler zayıf, cılız ve anlamsız kaldı. Sensiz gecen saniyeler hızlandı veya yavaşladı bilmiyorum ama olması gerektigi gibi degil eksik birşey yanlış. Gözümü kapatıyorum ve sensizlikteki karanlıga bakıyor ve sadece gözüme gelen kelimeleri dizinliyorum. ”Soranlara unuttum diyorum adı neydi hatırlamıyorum” öyle birşeyler işte.
