Genel Konular
-
2 gün önce nette seyir halinde iken birden pc ‘ye virüs girdi ve PC ‘ye restart atmak zorunda kaldım çünkü PC ‘yi tamamen dondurmuştu. Virüs girer girmez tüm çalışan programları etkinsizleştirdi ve ses dahi çıkmıyordu. Format atmalıydım fakat uzun aramalar sonucunda Windows XP CD’sini bulamadım. PC’nin başına oturdum ve virüsü anlamaya çalıştım. Güvenli Kip – AVG Modu – Msdos Kipinde açarak virüsün nerelere yayılmaya calıştıgını anlamaya çalıştım. İlk gördügüm şey virüs’ün PC’im üzerinde bir kullanıcı oluşturup o kullanıcıyı sistem yönetici yapmış oldugunu görmek oldu. İkincisi Window/system32/xpsp.dll şeklinde bir dosya oluşturdugunu gördüm silsem bile bir kaç dakika sonra tekrar geliyordu. Google…
-
Bu yazı serinin üçünçü yazısı konumundadır. İlk iki yazıya şu linklerden ulaşabilirsiniz. Osmanlı Devleti  - Osmanlı Devleti – Yazı 2 Serinin devamı olarak günümüz ve Osmanlı insanı hakkında gene düşüncelerimi sizlerle paylaşacam. Serinin 2. yazısının binlerce insan tarafından okunmuş olması beni çok fazla sevindirdi umarım bu yazıyıda en az 2. yazı kadar insan okur. Aklımda ki konulara girmeden biraz güncel mevzulardan bahsedelim. Ülkemizin kamuoyunu meşkul eden olaylar PKK’nın bitmesi, Ekonomik yatırımlar ve Türban mevzusu. PKK olayını çok fazla konuşmaya gerek yok askerimiz gereken neyse yaptı ve daglarda ki düşmanlarımızı yok etti. Ekonomik mevzular ise devamlı inişli çıkışlı oldugundan dolayı çok…
-
Son dönemlerde izledigim en iyi filmlerden bir tanesi ”The Lost Room” filmiydi. Filme tamamen kendimi kaptırıp film izlerken aşırı merak edip her an heyecan ile filmi izledim. Film çok zevkliydi ve yakın zamanda cıkacak 2. versiyonunu büyük bir merak ile bekliyorum. Eger film almaya gidip ne alacagınız kararlaştıramadıysanız bu filmi alarak güzel vakitler gecerebilirsiniz. Bu filmi mutlaka izlemelisiniz.
-
Uzun süredir fotograf cekilmemiştim. Karadeniz Ereğli’nin ileri dönemlerde en iyilerden olacak olan reklam şirketi marka grupta uyandıktan bir süre sonra fotograf makinesine yansıyan halimi siteye atayım dedim. Uzun süredi bir foto atmıyor olmam can sıkıcı idi biraz sonra belki bir kaç tane daha foto atabilirim.
-
Tarafsız ve güvenli haberin adresi NTV Haber web sitesi açıldı. Siteye girmek isteyenler NTV Haber linkine tıklayarak giriş yapabilirler. Hızlı haber arama ile geçmiş dönemlerdeki haberlerede ulaşmanıza imkan saglıyor. Web sitesi olan kişilerde siteleri ile tamamen uyum saglayabilen haber kodları ile sitelerine ekleyebilirler. RSS Kaynagı sayesinde RSS okuyucusu olan arkadaşlar kendi RSS okuyucusu sayesinde sitelerinde gösterebilirler.
-
Gözlerde yorgun gönüllerdeSözlerde yorgun kelmelerdeEllerde yorgun bedendeSen yoksun herşey yorgun …diye bir şeyler saçmaladım, neyse konu yok. Konusuz bir konu, kısaca ne varsa yazacağım aklıma ne gelirse. İşte bu siteyi bu yüzden açık tutuyorum. Tamam, konumuz yine aşk olsun. Uzun süredir, sanırım 1 yıl oldu, yalnızım ve hâlâ yalnızım. Ama mutlu değilim, çok fazla da mutsuz sayılmam. Önceki yazılarımı okumuş olanlar bilirler; gönül deryama sızmış olanlar için zamanında kullandığım güzel sözlerin aslında onlara ait olmadığını, o sözlerin “asıl olana” gittiğini söylemiştim. Hâlâ fikirlerimde değişme yok, hâlâ bu zamana kadar kız arkadaşlarıma söylediğim güzel sözler onların değil, beklenilen asıl kızaydı. Birçoğu…
-
Bir şiir yazmayı istedigim bir andayım ve yazamadıgım dakikalarda şuursuzca karalamaklıyım. Düşünmekte ve geçen yanlız zamanlarımda mutlu oldugumu sandıgımı hissetmekteyim. Sizlere ağlamayı bilseydim ağlardım diyebilirim işte o anlardan bir andayım. Yanlızlığı beceremedigim gibi yanlızlıktan kurtulmayıda beceremedim mutsuz bir anımdayım kelime yok sözde yok özde gizli olan şeylerde kayıp hayat sessiz dünya tek başına bende yanlızım. Oksijen acımasızca yakarken içimi, oksijene acı veren kişinin bu yazıyı okumuyacak olmasıda çok üzücü. Sanki bir duvar ile konuşur gibi veya hiç tanımadıgım birisine seni seviyorum der gibi. Öyle birşeyler işte…
-
Gecenin karanlıgına sıgınmış yanlızlıgım düşünürken elime dün almış oldugum film gecti. O an başkalarının hayatını yaşamak bana güzel gelebilirdi bende filmi CD-ROOM’a takıp izlemeye koyuldum. Mr. Brooks isimli filmi izlerken kendi hayatımın aslında iyi olabildigini gördüm. Film benim gibi gerilim filminden nefret eden ve izlememek için gayret sarfeden birisi için hayli sinir bozucuydu. Filmi izlerken hiç zevk almadım acıkcası bir çok şeyi tahmin edebildim fakat zevk aldıgım filmler cok kısa sürerken zevk almadıgım bu tarz filmler cok uzun sürüp beni daha fazla etkiledigini anladım. Etkisindeyim ve ben bu etkiyi sevmedim sanırım bir daha bu tarz film izlemeyicem.
-
Hayatları boyunca insanlar istediklerini istemedikleri şeylerin içerisinde yaparlar. Bir öğlen yemegini istemeden gittikleri işin tam ortasında yaparlar. yani – isteyerek yaptıkları şeyler < istemeden yaptıkları şeyler – olarak matematikselleştirebiliriz. Tatile gidenler tatil boyunca istemedikleri şeyler yapmamak ve istedikleri şeyleri yapmak isterler. Bir süre önce dinlenmek ve İnternetten
-
Yaklaşık bir yıldır Filmciye her gittigimden bu yana almaya niyetlenip daha güzel oldugunu düşündügüm filmleri alarak bu geceye kadar almamıştım bu filmi. Filmin adı konun başlıgından da anlaşılabilir ; ”Aşk Gibi Bir Şey” ve son zamanlarda izledigim en güzel aşk filmiydi. Evet aslında son 1 yıl içinde izledigim en güzel aşk filmiydi cümlesini rahatlıkla kullanabilirim. Bu kesin bir sonuc bu yıl aşk adına yapılmış en güzel film. Filmi izlerken tamamen kendimi filme kaptırdım ve ister istemez benim kendi eski dönemlerimde yarım yamalak bıraktıgımı aşk hikayelerini hatırlarttı ve o cız duygusunu yogun şekilde hissettim. Biraz kendime kızdım birazda orada ki asıl…
-
İkinci Başlık : Bence Oda Seni Seviyor. Aslında bu yazacagım yazıya en uygun başlık olarak ”Bence Oda Seni Seviyor” cümlesini düşünmüştüm, fakat izledigim filmin isminin bu olması ve bu başlıgı düşünmeme sebebiyet vermesinden dolayı başlık olarak onu sectim. Filmi genel olarak begendim tavsiye edecegim filmler arasına kesinlikle almam fakat orjinallik bakımından diger filmlere göre baya önde. Bu söyleyecegimi yanlış anlamayın zenci insanlara karşı bir anti patim yok ama böyle sarışın cok güzel bir kızın zenci biriyle evlenmesi veya öpüşmesi bana çok garip geliyor. Kenndimi daha kötü hissetmeme neden oluyor :) Filmin konusu her hangi bir ilişkiyi veya bir insanın hayatını…
-
Uzun süren sinema kariyeri boyunca, Hollywood’un baş aktörlerinden biri olarak görülen Al Pacino, 25 Nisan 1940’ta New York, Doğu Harlem’de dünyaya geldi. Güzel sanatlar Okulu’na giderken 17 yaşında okuldan ayrıldı ve çeşitli işlerde çalışmaya başladı. Bir yandan da oyunculuk dersleri alan Pacino, zaman zaman çıktığı gösterilerde oyunculuğunu geliştirdi. 1966 yılında ” Actors Studio ” da eğitim için hak kazandı. Daha sonra James Earl Jones ile çalıştığı The Place Creep’de rol aldı. 1967-68 tiyatro sezonunda zalim bir sokak serserisini oynadığı ” The Indian Wants the Bronx ” ile Obie Ödülleri En Iyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı.
-
Bilgi – Orjinal Ürün Bayisi Aşagıda ki firma ürünün Türkiye genel sorumlusudur. Orjinal ürünün pazarlama haklarını tamamen ellerinde bulundurup Orjinal olarak satmaktadır. Diğer firmalarda ürünün orjinalini bu bayiden almaktadır.
-
Gecenlerde tatil amacıyla gittigim Kuşadasında Ege bölgesinin Turizmde aldıgı payın yeterli olmadıgını düşündüm. Buraları daha cok tanıtmalıydı cünkü onlarca artısı mevcuttu. Bodrumun pahalı oldugunu duymuştum fakat Kuşadası o kadar uygundu ki her hangi bir aile cok rahat orada tatilini yapabilir. Her birey için özel eglence aktiviteleri bulunmakta. Bu nedenden Bodrum – Kuşadası, Kuşadası Bodrum, Didim, İzmir, Aydın, Meryem Ana, Efes, Selçuk, Çeşme bölgelerini tanıtan bir tatil sitesi var. siteye şuradan girebilirsiniz ; www.tatilde.org
-
Ereğli’nin internet yaşamının sektör kolunda bu zamana kadar gelen eksiklik ereglisektor.com ile kapanmış oldu. Son 1 yıla kadar ülkemizde şirketler İnternet yatırımından cekinirken son 1 yılda büyük bir yatırım başladı. Dünyanın en büyük pazarı olan İnternete hergün yüzlerce şirket adım atıyor, tabi ilk adım atanlar daha çok kar elde etmiş oluyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle ülke üzerinde fiyat farklılıklarıda minumum bir seviyeye inmiş oldu. İnternet üzerinde küçük büyük şirket farklılıklarıda bir bakıma yok olmuş oldu. Kaliteli bir web sitesi olan şirket büyükken, basit ve işlevsel olmayan bir web sitsi olan şirket ise dünya üzerinde küçük bir şirket konumunda kaldı. Bir süre…
-
O ıssız adada yaşamayı düşünüp o adayı keşfeden aranızda varsa lütfen bana o adanın adresini versin. Bu zaman benim yaşamam gerektigini düşündügüm zaman degil sanırım dünyaya çok geç gelmişim, düzensiz. Kızacak şey ararken bir anda kendimi gördüm baya bagırıp çağırdım kendime kızma kararı aldım ve buldum ki benden başka her şey normal, her şey yerli yerinde sadece ben, ben yersiz. Cevredeki yaşanılası şeyler yada mecbur yaşanması icap eden şeyler sanırım gereksiz. Hayatta kısaca çok fazla şey önemsiz.
-
Türk asıllı Alman yönetmenimizin filminde Almanlar yine jakim, üstün millet ve prestijli kültür, Türkler ise hakim milletin teriyesine muhtaç, hayatları darmadagınık olmuş zavallılar…Â Filmin ilk başlarında sürekli “sin kaflı” konuşan Tranzonlu bir baba, Maraş’tan gelmiş ve Amanyada or..p.luk eden Yeter, bir üniversitede profosör olmasına ragmen okyanusun ortasındaki minik bir adadaki ot kadar bile deger olmadıgı bezgin suratından ce çökük omuzlarından belli bir ogul, Yeter’in solculugu yetersiz militan kızını becermek isteyen solcu ardaşları vs vs Birinci ve ikinci nesil almancıların evlatlarının bir kısmının ciddi bir dil, din ve kültür sorunu oldugunu biliniyordu ama işin bu kerteye varacagı herhalde kimsenin aklına gelmezdi.
-
Seçimlerden kısa süre sonra yazdıgım bir yazıyı geçenlerde taslakları kontrol ederken buldum. Sizlerle paylaşayım istedim. O dönemlerde Baba filmini sanırım yeni izlemişim ve Baba filmi etkisindeyim hala yazıdan baya belli oluyor. 1 yıl önceki ben için yazının devamını okuyabilirsiniz.
-
Bir süredir bazı sebeplerden ötürü kişisel sitem olan ispanyol.net ‘te yazıları site kullanıcıları ile paylaşamıyordum. Bir şeyler karalama hevesi geldi onda da sitenin kapalı olması hevesimi kırdı bende sevgi forumlarına gelip birşeyler yazayım sonra kişisel siteme aktarırım diye düşündüm. Bu yazıyı yazmaya bir anda karar verdim ve aslında yazıda kullanmak için bir dörtlük düşünmüştüm fakat şu an düşündügüm o dörtlüğün kelimeleri aklıma gelmiyor.
-
Sert kışlar ve kurak yazlarla gecen yılların ardından geçen hafta mehmet 18 yaşını doldurmuş ve 19 yaşına basmıştı. Ailesi evlenmesi gerektigi hususunda mehmet’i uyarıyor ve önerilerde bulunuyordu. Mehmet bulundugu cevreye göre yaşadıgı ortamı sorgulama özelligine sahipti en iyiyi isteyen az ile yetinmeyen yapısı onu ortamında sıyırıyordu. Ailesine evlenmek istedigini ama askerden geldikten sonra olacagını söylüyordu. Ciftcilik onun için basit bir işti düşüncelerininde yorulması gerekliydi ama ilk okuldan sonra 2. bir mektebe göndermedi ailesi. Babası okuyupta ne olacaksın tarlamızda çalışsan daha iyi olur derdi. O zamanlarda Almanya diye bir ülkenin işci aldıgını duydu hemen ailesine koştu ve Almanya’ya gitmek istedigini söyledi.…
-
Çok düşündüm çogu zaman sabah oldu ve asla tam bir sonuc bulamadım. Bazı akşamlar o sorunu düşünürken bazı şeylerin gizemini gözdügümü anladım ama asla asıl sorunu kendimi tatmin edecek bir şekilde çözemedim. Acaba Avrupadaki insanlar, Amerikadaki insanlar bizleri nasıl görüyordu, bizi özellikle Avrupa yıllarca Osmanlı medeniyetinin görkemligini ve ihtişamı ile yaşadı niçin gönül bağı kuramamıştı. Bunların kalplerine gidecek yok neydi acaba…
-
Bir süre önce bir kaç arkadaş arabaya atlayıp karadenize doğru gitme kararı aldık. Arabaya bindik yola koyulduk gidecegimiz yol güzargahını belirlemeye başladık. Ankara’nın çıkışından sonra gidecegimiz yer olan Zonguldak’ın Ereğli ilçesine nasıl gidecegimiz hakkında fikirler yürütmeye başladık. Zonguldak işaretlerini izlersek zonguldak’a gidebilecegimizi söyledik ve zonguldak yoluna dogru koyulduk. Gerede’ye geldigimizde bir petrol ofisine girip Kdz. Ereğli’ye nasıl gidecegimizi sordugumuzda bizi tam zıt yönde 1,5 saat gerideki yoldan dönmemiz gerektigini söyledi. Gittigimiz yol gerisince gitmeye başladık. O sırada bir trafik devriyesi bizi durdurdu. Evrakları incelerken arabanın son muayenesinin olmadıgını söylüyor ve ceza yazacagını söyledi. O sırada tabi akşamı karartmamak için polise…
-
Sigaranın üzerine yazılan bu senin ilacındır ibaresi ancak bakılası ve görülesi en son şey olarak anket defterlerinde yerini almıştır. Sigaranın üzerindeki o yazıyı sanırım okuyan bir bagımlı oldugunu sanmıyorum, oradaki yazı yüzünden sigarayı bırakan oldugunu hiç mi hiç sanmıyorum. Fizyolojik olarak sanırım sigara ben ve benleri öldürmese bile psikolojik olarak bizi ona şartlayıp öldürecek. İyi bir şey yaptıklarını sanan düşünceler sadece tek düze zekaları ile acemice önlem almaya calışıyolar. Sanırım sigarayı bırakmam gerek ama şu an bir sigara daha yakıp o yazıyı önemsemedigimi mühürlemek istiyorum. Başlarım sigarasına hiç birşey düşünmek istemiyorum özellikle tamamen ben olmayan şeyleri şu an sadece bir kişi…
-
Biraz önce uzun uzun yazmıştım sonra birden durdum ve baktım yazılanlara sonra o kadar yazıyı düşünmeden sildim. Bu yazıda İstanbul evet, yazının konusu İstanbul’u İstanbul yapan şey Ayrılık. Ayrılıklar şehri İstanbul’da gecen sürelerde İstanbul’un oksijenini bitirme girişiminde itiraf etmem gerekirse bulundum. Fakat üzülerek söylemem gerekirse başarısız oldum sanırım tam anlamı ile konsantre olamamış durumdaydım. İnsanlar bazen karşısındaki insanların düşünme gücünü kücümseyebiliyor. Mesela farzediyorum bir sevgiliniz var ve siz terk edileceginizi anladıgınızda ayrıldıgınızda sizin karşınıza degişik boyutlarda o mevzuyu koyabilirler. Bu konu biraz komplex fazla deşmemem gerek zaten mevzuya da dalmıyorum. Şimdi mevzu bahis konu bugun otobuste gelirken bir haber dikkatimi…
-
Biraz önce İstanbul’dan yola cıkıp kendi kaptanlıgımı yaptıgım eve dogru yolculuga başladım. İstanbul’a bu gidişimde insanların ne kadar gereksiz şeylere düşkün oldugunu yine ve yeniden gördüm, beklenen bir sonuctu aslında. Bu gidişimde İstanbulda çok şeyler kaybettim özellikle arasırada olsa beni terk eden ama büyük oranda bende duran birşeyler birilerinde kaldı. Umarım şu anki ruh halimi koruyabilmek için gerekli konum ve ortam olur ve ben sevmiş oldugum bu ”yoklugu” uzun süre koruyabileyim. Benden önce gelen insanların zamana isim verme calışmalarıyla çeşitli isimler verilen günler şu an için bana pek birşey ifade etmiyor. Benim miladım 3 gün önce idi yani 24.05.2007 tarihi…
-
Haber dünyasının kapısını ekonomi ile acıp magazin dünyası ile bir haşim ve sinirle kapadım. Hata yapanların en affedemedigim noktalarından olan magazin dünyası hataları yine beni gıcık etmeyi başardı. Allah vergisi et parcası ile ün salan bu insanların salak ve aptalca yaptıkları haraketlerin düşünebilen insanlara nasıl yansıdıgı konusunda hiç bir fikir sahibi degiller. Öğrenme yöntemleri dahilinde kişilik belirlenmesi konusunda en populer dallardan olan ”model alarak öğrenme” kuramının en büyük kolu olan. Hayran olunan sanatcı hal haraket mimik ve konuşma uslubu almasıdır. Ülkemizde maalesef medya’nın para hırsından dolayı kişilik sorunları oluşan bir cok birey bulunmakta. Kendi hayatını kurtlar vadisine benzeten azımsanmıyacak kadar…
-
Ayrlık ve iyi kelimesi bana düşünmeyi öğrendigimden beri abest gelmiştir. İyi geceler bir ayrılık sözcügü ve içinde iyi geciyor ne demek bu şimdi yani bensiz olan gece iyi olsun demek mi nedir. Ayrılıkları sevmiyorum özellikle iyi olan ayrılıkları hiç sevmiyorum. Biraz önce izlemiş oldugum film zaten bana cok sert bir döner tekme attı ve hayli şaşırttı beni. Ben filmin gidiş hattını tahmin etmiş olmanın verdigi mutlulukla devamını merak etmeden izledigim film, beni şaşırtmayı başardı. Aslında merak ettiklerimin zıttında pek bir şey katılarını söylemem fakat yarım bırakarak filmi bitirmeleri beni cıldırtmaya yetti. Halbuki ben filmi izlerken kız ve erkegin kavuşmasını hayal…
